İletişim Bilgileri

BODRİUM BODRUUM BODRUMTHERMAL TATİLKÖYÜ BODRUM TERMAL 0212 5401616

  • Yetkili Kişi: BODRUUM TERMAL
  • Telefon numarası: +90 (212) 540-16-16, 05055773460
  • Adres: muğla milas, milas, Muğla, 32000, Türkiye

Sitedeki güncellemeler

KAPLICA TEDAVİ ŞEKİLLERİ VE ZAMANI

KAPLICA TEDAVİ ŞEKİLLERİ VE ZAMANI
KAPLICA TEDAVİ ŞEKİLLERİ VE ZAMANI

06.11.2011 02:20

KAPLICA TEDAVİ MEVSİMİ

Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Ancak gelenekler, bu konuda bir mevsim yaratmıştır. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman İLKBAHAR ve SONBAHAR'dır. Romatizmalılar, nevraljiler, ve şeker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir.Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir.Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.Ülkemiz ikliminin sertliği nedeniyle, ayrıca her kaplıcada kaloriferli otellerin olmayışı yüzünden insanlarımız, kaplıcalara çoğunlukla yaz aylarında gitmeyi tercih etmektedir. Kaplıcada sabun ve benzeri temizleyici kullanmayınız. Tedavinin etkisini azaltır. Sıcak havuza yavaş yavaş girmeli, su içinde olabildiğince hareketsiz kalmalıdır.
KAPLICALARDAN FAYDALANMA ŞEKLİ
Kaplıca Mevsimi: Bölgenin iklim şartları dikkate alınarak tespit edilir. Genelde memleketimizde yerleşmiş kaplıca ve içmelerin mevsimi 15 Mayıs – 15 Eylül arasıdır.
Kaplıcalarda Tedavi Süresi (Kür): Gerekli faydayı sağlamak için 3 haftalık bir tedavi ve en az 21 banyo tavsiye edilir

Banyo Zamanı ve Süreler: Banyoya girmeden önce; küçük ve büyük abdest yapmak, banyoda hareketsiz durmak gerekir.
Banyodan çıktıktan sonra da; kurulanılmaz, havlu veya bornoza sarılınır, ılık odada 1 saat kadar yatılır. Bu süre içinde, vucûd terler. Sonra giyinilir ve 1 saat kadar daha aynı odada kalınır

Birinci Banyo; kahvaltıdan önce aç karnına veya kahvaltıdan 1 saat sonra

İkinci Banyo; akşam yemeğinden 2 saat önce alınması halinde azami derece fayda sağlanır.
Banyoda kalma süresi: İlk gün 10 dakika; sonrakilerde ise, hastanın bünyesine ve hastalığa göre, 12-20 dakika arasındadır

İçme Kürü: Kronik hastalıklarda tavsiye edilir. Süresi 3-6 hafta olmalıdır. Birinci gün; aç karnına bir defada 6 su bardağı (1.5 litre); ondan sonraki günler; sabah, öğle ve akşam yemeklerinden yarım saat önce ikişer su bardağı içilir.
KAPLICA TEDAVİ SÜRESİ VE ŞEKİLLERİ

KAPLICAYI NE KADAR ZAMAN KULLANMALI
KAPLICAYI KAÇ GÜN KULLANMALI
KAPLICAYA NE ZAMAN GİRİLİR
Kaplıca tedavisinde kaç gün kalınacağı önemli konulardan birisidir. 21 gün kalınması uygun olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygular. İçme tedavisi de genelde 3 gün olarak yapılır. Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüşüdür. Öte yandan, özel durumları dikkate alınırsa, her kişiyi 21 gün kaplıcada tutmanın mümkün olmadığı da düşünülmelidir. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır. Hastanın alıştığı bir çevreden ayrı, disiplinli ve yorucu tedavilerle geçen bir hayat tarzı, hastalarda ruhi bunalımlar yaratabilir. Hastalar, içme ve kaplıcalara karşı bir tiksinti ve isteksizlik duymaya başlar. Önemli görülen hastalıklarda, tedavi süresini, çoğunlukla kaplıca hekimi ayarlayabilir. Her hastanın durumu değişik olduğundan, tüm hastalara aynı süre ve aynı çeşit tedavinin uygulanamayacağı açıktır. Mayıs ve Eylül ayları kaplıca için uygun zamanlardır.
Kaplıca Tedavisinde Banyoların Süresi :
Kaplıcada ilk banyonun, on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle kabul edilmiştir. İkinci günden itibaren bu süre arttırılır ve yarım saate kadar uzatılır görüşü ağırlıktadır.

Başarılı Bir Kaplıca Tedavisi İçin
Kaplıcaya girmeden önce doktorla görüşülmeli ve onun önerilerine uyulmalıdır.
Tok karnına kaplıcaya girilmemelidir.Ağır yemeklerde kaçınılmalıdır.
Kaplıca suyunun şifa verici radyoaktif ve kimyasal özelliklerinin bozulmaması için sabun,şampuan,krem, vb. kullanılmamalıdır.
Sudaki şifa verici özelliklerin vücut tarafından kabul edilebilmesi için, kaplıca suyunda hareketsiz kalmak çok önemlidir.
41-42 dereceden yukarı sıcak suya girilmemeli.Kaplıca suyuna girildikten sonra terleme başladıktan itibaren 5 dk. sonra çıkılmalıdır.Konfor şartları uygun ortamda 30 dk. ile 1 saat arasında terleme bıtene kadar yatarak istirhat edilmelidir.
Günde iki kereden fazla kaplıcaya girilmemelidir.
Türkiye şartlarında (sosyo ekonomik sebebler dolayısıyla) kaplıca suyu ile kür tedavisinin en az 7 veya 10 gün olduğu unutulmamalıdır.Gelişmiş ülkelerde bu süre ortalama 4 haftadır.Bir kaç günden oluşan kaplıca uygulamaları önemli rahatsızlıklarda fazla faydası olmuyacağı ancak dinlenme ve stress atma yönünde önemli faydalar sağlıyacağı bilinmektedir.
Tedavi süresinde vücut asla üşütülmemelidir.
Terleme müddeti sonunda çamaşır değiştirilerek hafif bir gezinti yapılmalıdır.
Kaplıca tedavisi her kişide ayni etkiyi göstermez.Bazılarında bir iki banyo sonra halsizlik,sinirlilik,yorgunluk,bas ağrısı,uykusuzluk olabilir.Merak edilecek bir şey yoktur.Birkaç banyodan sonra geçer.
Gün içerisinde 2 den fazla kaplıca tedavisine giren 41-42 c uzerındekı sularda uzun sure kalan hastalarda termal kriz oluşabilir.Termal kriz halsizlik, bulantı, baş dönmesi ve ateş rahatsızlıklarının görülmesiyle anlaşılır.Termal kriz oluştuğu zaman istirahat edilmelidir.
Tedavinin ilk 3 gün içerisinde şifalı kaplıca sularının etkisiyle nadir olarak romatizma, siyatrik, sinir agrilarinin arttigi görülürse de bu geçici durumdur tedavi ilerledikçe hafifler ve kaybolur.
Banyodaki havalandırma çalıştırılmalı içeride temiz hava bulundurulmalı.Banyo kapısı kesinlikle kapalı tutulup termal buhar odalara bırakılmamalıdır.Odadaki buhar ve gazlar uyku düzensizliklerine sebep olur.
Kaplıca tedavisinden sonraki genel etkiler; hem uzun yıllara dayalı gözlem ve deneyimlerin hem de klinik çalışmaların ortaya koyduğu gibi 6 ~ 12 ay sürebilmektedir.Kaplıca tedavilerinin gerekli faydayı sağlayabilmesi açısından her hasta için ayrı bir reçete(günde kaç banyo yapılacağı, kaç gün tedavi alıcağı, içmece kürelerinde suyun kaç öğün, ne kadar içileceği gibi) düzenlenmelidir.Uzman hekim tarafından diğer ek tedavi yöntemleri (masaj, fiziktedavi, egrezsiz, diyet) uygulanmalıdır.Bu nedenle uzman hekim ve yardımcı sağlık personelinin tesislerimizde bulunması gerekmektedir

KAPLICA KÜR ÇEŞİTLERİ
Termal banyo kürleri
İnsan vücudununkine yakın, 35-38°C aralığında sıcaklığa sahip olan maden suları ile yapılır. Genelde önerilen belli zaman aralıklarında termal su ile dolu bir banyo küvetine veya havuza girilerek gerçekleştirilir. Tüm vücut ile yapılan küre tam banyo, yarı beline kadar suya girilerek uygulanan türüne yarım banyo ve su kaynağının zengin olduğu merkezlerde duş mekanizması aracılığı ile uygulanan türüne duş banyosu adı verilir.
Termal buhar kürleri
Vücut sıcaklığının üzerinde olan sıcaklıklardaki maden suyu buharından yararlanılarak gerçekleştirilir. Uygulama biçimi, genelde buharın soluma yoluyla içe çekilmesi (inhalasyon) biçimindedir. Tedavi merkezinde sıcak su buharı, tavandaki veya zemindeki buhar delikleri aracılığı ile tedavi odasına iletilir. Sıcak su buharının cilt sorunlarının giderilmesinde de yararlı olduğu belirtilmektedir.
İçme kürleri
Bazı maden sularından tedavi amaçlı olarak içilerek yararlanılır. Belli zaman aralıklarında belli miktarlarda maden suyunun içilmesi biçiminde uygulanan bu tedavi türüne içme kürü adı verilir. Kürün ayrıntıları bu konuda uzman bir doktor tarafından belirlenmelidir. Genel olarak içten tedavi adını alan bu kürün deri altına şırınga, buğu, serpintileme, gargara, lavaj gibi türleri de vardır.
Çamur kürü
Bazı bölgelerde yüzeye çıkan maden suyu toprağın ıslanarak çamur halini almasına neden olur. Söz konusu çamur, suyun içindeki erimiş madenlerle doymuş halde bulunur. Çamur kürü, bu çamurun içine yatılması veya çamurun vücudun önerilen yerlerine sürülmesi biçiminde uygulanır. Bu tedavi biçiminde çamurun içinde erimiş olan kimyasal maddeler cildin gözeneklerinden içeriye sızarak hastalıklı dokuların tedavisi yönünde işlev görürler.
Tıpta; erimiş mineraller içeren termal sularla yapılan kür uygulamalarına balneoterapi, tatlı sularla yapılan kür uygulamalarına hidroterapi, sağlıklı iklim ve ortamlarda bulunarak yapılan iklimsel kürlere klimaterapi ve deniz ikliminde deniz suyu ile yapılan kürlere talassoterapi, çamur banyosu halinde yapılan kürlere peloidoterapi, mağara mekanları kullanılarak uygulanan kürlere speleozerapi, güneş aracılığı ile uygulanan kürlere helioterapi adı verilmektedir. Genelde bu tedavi türleri, tıbbi termal tedavi ve dinlenme merkezlerinde fizik tedavi, rehabilitasyon, mekanoterapi, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi yardımcı tedavilerle desteklenmektedir.
Yukarıda sözü edilen kürlerin kişiler üzerinde yarattığı etkileri iki yönde ele almak mümkündür:
1 – Özel etkiler
2- Genel etkiler.
Kürün özel etkisi; fiziksel açıdan suyun fiziksel özelliği, sıcaklığı, hidrostatik basıncı, özgül ağırlığı, buna bağlı olarak kaldırma kuvveti ve iletkenliği ile oluşur. Suyun kimyasal özelliklerine bağlı olarak oluşan özel etkinin kaynakları, sudaki mineral ve gazların türü, yoğunluğu ve vücut tarafından emilme kapasitesidir. Ayrıca kaplıcanın bulunduğu yerin iklimi, yerel radyasyon özellikleri, havanın sıcaklığı ve nem oranı, basınç, rüzgar özellikleri, elektriksel iyon yoğunluğu kürün vücut üzerindeki özel etkilerinde değişiklikler yaratır. Ayrıca maden suyunun kaynağı dolayında bulunan bitki örtüsü ve hayvan toplulukları, suyun fiziksel ve kimyasal değişime uğramasına, neden olarak özel etkileri olumlu veya olumsuz yönlendirebilir.

Kürün (doktor denetiminde) sürekli ve düzenli olarak uygulanmasıyla elde edilen olumlu değişikliğe genel etki adı verilir ki kür uygulamasının birincil amacı bu tedavi etkisini elde edebilmektir. Genel etki fikri,
1- Hastalığa neden olan etmenlerin ortadan kaldırılmasını,
2- Eksiği tamamlamayı,
3- Kimyasal maddeler aracılığı ile organ fonksiyonlarının yönlendirilmesini,
4- Tembih etme ve egzersiz tedavisi yapılmasını içerir.
Ülkemiz topraklan üzerinde kaplıcaların sağlık ve tedavi amaçlı kullanım geçmişi bin yıllara kadar uzanan ve halen süren bir gelenektir. Aslında, bu gelenek hemen tüm uygarlıklarda var olmuştur. Günümüzde de, tüm kıtalarda, daha çok Güney, Orta ve Doğu Avrupa, Asya (Orta Doğu, Japonya, Çin, Türki Cumhuriyetler) ve Güney Amerika (Arjantin, Meksika, Kolombiya) ve Kuzey Afrika (Fas, Tunus) ülkelerinde yaygınlığını korumaktadır. Ancak, ülkemizin de içinde bulunduğu bir çok ülkede kaplıca tedavisinin geleneksel ve ampirik niteliği pek değişmezken, Almanya, Fransa, İtalya, Japonya, İsrail gibi ülkelerde kaplıca tedavisi yüksek bir kalite standardına ulaşmıştır.

Almanya'da kaplıca ve kür tıbbı, büyük ve önemli bir sağlık sektörü konumundadır. Bu ülkede, 2000 yılında 10 milyon kişi, 69 milyon gün, kaplıcalarda yataklı kurumlarda tedavi görmüş ve giderleri büyük ölçüde sigortaları tarafından karşılanmıştır. Ülkemizde ise, 1990 yılında 6. 5 milyon kişi kaplıcalara gitmiş, bunların ancak %5'i Sigorta ve emekli Sandığınca kısmen karşılanmıştır.

Ülkemiz için ilginç olan bir özellik de, bu hastaların %60'dan fazlasının kendi kararlarıyla, tıbbi bir kontrolden geçmeden, kaplıcalara gitmeleridir. Halkımızın bu alanda yüzyıllara dayanan deneyim ve geleneği süregelmektedir. Kaplıca tedavisi geleneği kaplıca turizmi olgusunu da geliştirmiştir. Çünkü, "Kaplıcaya gidilir". Kaplıca tedavisi, bu yüzden genellikle ortam değişimi ile, seyahatle eş zamanlıdır. Son yıllarda bu alana yönelik yatırımcı ve işletmeci ilgisi de giderek artmaktadır.

Önceki Haberler
KAPLICA NEDİR
KAPLICA NEDİR

06.11.2011 00:00

BODRİUM TERMAL TATİLKÖYÜ KAPLICA NEDİR
bodrium tatilköyü
bodrium tatilköyü

04.11.2011 16:51

bodrium tatil köyü 0212 540 16 16
BODRİUM TERMAL TATİLKÖYÜ holiday spa thermal bodrum
BODRİUM TERMAL TATİLKÖYÜ holiday spa thermal bodrum

22.10.2011 17:25

BODRİUM TERMAL SATIŞ OFİSİ